Ağıtlar
TOKAT TURHAL ÇAYLI KASABASI HALKININ YÖRE AĞITLARININ (AĞLAMAK) BAZILARI
   
Bahçeye kuzu girdi Yüce dağ başında bir kısım nohut
Tüyü kırmızı girdi Ölürüm gelin anam bir kuran okut
Eller anam dedikçe Cenazem üstünde bulunamazsan
Yüreğime sızı girdi Mezarım üstünde dolan bir vakit
   
Sepet sepet yumurta Baba kızın beşmiydi
Anam beni unutma Birbirine eşmiydi
Unutursan az unut Attın beni gurbet ele
Gözyaşını kurutma Kara bağrın taşmıydı
   
Armudun dalına konan kuş mu ola Atımı çektim de binek taşına
Yarin yollarıda boran kış mı ola Elim ulaşmıyor da eğer kaşına
On bir aydır mektubunu  alamadım Çağırın gelsinde can gardaşıma
Yüreğin demir ile taş mı ola Ağla anam ağla yol ayrı düştü
   
  Yüce dağ başına yağmaz mı dolu
  Eşinden ayrılan da olmaz mı deli
Keklik senin yemeğin de kumda kaynarmış Günde onbeş kere gördüğüm yâri
Cılhımış yumurtan zayolmuş emeğin Aylar oldu da göremez oldum
Akşam olunca boş kalır düneğin  
Keklik hanği yola yolladın yavrumu Pınarın başını da buza dörderdin
  Yaktın yüreğimi de köze dönderdin
  Söküm aylarında gelirim dedin
  Tuttun önünü güze dönderdin
Sapanın tutağına  
Kuş konmuş çatağına Kurarlar kazanın da olursa suyum
Kaç senedir gözlerimde Tahtaya sığmazsa salıncak boyum
Gelmezsin yatağına İncitmen beni de mezara koyun
  Karanlık yerlere de koyarlarmı ola
Kız anası kız anası  
Hani bunu öz anası Paslanıyor da saatimin süngüsü
Çağırın gelsin de Ben anamı da arzuladım doğrusu
Elinde mumlar yanası Gurbet elde ölü kalırsa yavrusu
O da yavrum deyip de ağlarmı ola
   
Yüce dağ başında ekin çaplarken
Mendilimin dört übüğünü bağlarken
Söyleyin gelsinde can gardaşıma
Benden selam söyleyin gelin bacıma
Boyuna bakarken göğnüm eğlerken Nasıl dayanacak benim acıma
Esti bir rüzgârda ayırdı bizi O da bacım diye ağlar mı ola